Akköprü Barajı’ndan Aydın’ın Büyük Menderes bölgesine su tahsisi yapılırken, Muğla’ya su verilmemesi konusunda tartışmalar ve yalan-yanlış bilgiler sürerken, DSİ Genel Müdürlüğü bir açıklama yaptı. Yazının sonunda bu açıklama metnini de göreceksiniz.
DSİ genel müdürlüğü, yaptığı açıklamada, Aydın’ın Büyük Menderes bölümüne Akköprü barajı depolama alanından su verilmesinin doğru olmadığını, Büyük Menderes’e aktarılacak olan suyun, Akköprü’nün 50 km. uzağındaki Yukarı Dalaman Havzası’ndaki (muhtemelen Sandras bölgesi) denize akan sular olduğunu belirtiyor.
DSİ’nin açıklamasında, Milas ve Bodrum’un önümüzdeki yıllar için içme suyu kaynakları olarak Bodrum Barajı, Ekinambarı suyu ve denizden su arıtma tesisleri sayılıyor. Bodrum Barajı henüz planlama aşamasında. Milas kazıklı bölgesinde de denizden arıtma sistemini MUSKİ yapıyor. Ve Ekinambarı suyunun menbranlı arıtma tesisleriyle ilgili olarak da MUSKİ ihale aşamasında.
DSİ açıklamasında, ayrıca Aşağı Dalaman Ovası Sulaması için kullanılan Yuvarlakçay kaynaklarının bir kısmının Milas ve Bodrum yöresine ilave içme suyu temin edilmesi için MUSKİ’ye verileceği de belirtiliyor.
Esas Sorun Ne?
DSİ’nin yaptığı açıklamalar, iyi-güzel. Ama en önemli sorun, bu son açıklamada yine görmezden gelinmiş. Aydın’a verilecek 220 milyon m3 su Akköprü Barajı’ndan değil, Yukarı Dalaman Havzası’ndan verilecek.. İyi de, Muğla Büyükşehir’in istediği 50 milyon m3’lük suya neden olumsuz yanıt verildiği bu açıklamada yok.
Oysa DSİ’nin olumsuz yanıtındaki gerekçeler çok önemli. Özel firmaların yönettiği tatlı su balıkçılığı yapan çiftliklerin ve bazı özel kesimin işlettiği HES’lerin ihtiyacı, kamunun (MUSKİ’nin) isteklerinin önüne engel olarak gösterilmişti.
Birincisi Aydın’a verilecek çok büyük miktardaki ve içme suyu niteliğindeki suyun verileceği Yukarı Dalaman Havzası denilen yer Sandras kaynaklarıdır. Ve Aydın’a tahsis edilen bu sular, aynı zamanda Dalaman Çayı, Namnam deresi ve Yuvarlakçay kaynaklarını besleyen sulardır ve zaman içinde bunların azalmasına neden olacaktır. Sandras su platformunun itiraz gerekçeleri de bunlardır.
Bazı özel işletmelerin çıkarları için, Akköprü’den MUSKİ’nin talep ettiği yıllık sadece 50 milyon m3 suya izin verilmemesi, kamunun taleplerinin bu özel firmaların çıkarlarının arkasına itilmesi yanlıştır. Üstelik MUSKİ’nin talebi, enerji elde edildikten sonra denize giden alt mansaptaki sudur. Bu isteğe olumsuz cevap verilmesi her açıdan mantıksızdır.
Muğla’nın ve özel olarak en fazla suya ihtiyacı olan Milas ve Bodrum içme ve kullanma suyunun uzun vadeli planlanabilmesi açısından, bu durum elzemdir.
Bir önceki yazımızda, 2006’dan beri tarımsal sulama ve ekosistem açısından son derece gerekli Çamköy-Karacahisar su altı kaynaklarımızın, ve yine sulama amaçlı kullanılabilecek mevcut baraj sularımızın Bodrum’a tahsisinin, nasıl bir plansızlık ve öngöremezlikle yapıldığını, Ekinambarı suyunun nasıl 19 yıldır boşa akıtıldığını göstermiştik. Artık Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin uzun vadeli planlar yapabilmesi açısından elzem olan Akköprü Barajı’nın alt mansabından MUSKİ’ye su tahsisi talebimiz çok önemlidir ve DSİ yetkililerini bu konuyla ilgili verdikleri olumsuz kararlarından dönmeye çağırmaya inatla devam ediyoruz.

