DELEGELERE RÜŞVET VERME

2011 seçimlerinde CHP Muğla’daki ön seçimlere katılan ve ön seçim sonucu seçilecek bir sıraya yerleşen ve CHP Muğla Milletvekili olan Prof. Dr. Nurettin Demir, iktidarın CHP’li belediyelere dönük sürdürdüğü saldırılarda sık sık kullandığı ‘rüşvet’ vb. türünden iddialarla ilgili olarak, 12 punto internet sitesinde 1 Temmuz günü yayınladığı bir yazıda, kendisinin de “az ya da gerektiği kadar da olsa rüşvet verdiğini” “itiraf etti”!..
Pek çok haber sitesi ve yazar da bu konuda pek çok şey yazdı.
Ve, ‘cerahatın akması’ ve temelden konuya eğilebilmek açısından doğru bir başlangıç da oldu. Nurettin Hoca, bu ‘itirafı’ yaparken, aslında bu yola nasıl çaresizce başvurduğunu da çok iyi anlatıyor.
Nurettin Hoca’nın ‘itirafı’ndan çıkarılacak sonuç şu olmalıdır. Herkes pek çok değişik örneğiyle bilir; hemen tüm siyasi partilerin ‘ön seçim’ yapılan seçim yarışlarında, “delege avcılığı” neredeyse bir ritüel haline gelmiştir. Ziyafetler, işe alma vaadleri, partilinin üye aidatlarını ödemek, Nurettin Demir’in de bahsettiği gibi, delegelerin ödenmemiş su faturası, trafik cezası vb. vb. gibi faturalarını ödemek, bu işin hemen herkesçe bilinen ve ayan beyan yapılan delege oyunlarıdır. Ve bu ve benzer sorunlar sadece CHP için değil, bütün partiler için geçerlidir.
Ben bu noktada, atama yerine ön seçimin her zaman temel yöntem olması gerektiğini belirterek, geçmişte de pek çok kez değindiğim, daha temel bir soruna işaret etmek istiyorum.

Sorun sadece delegeler değil. Onları da parti üyeleri seçiyorlar!

O nedenle ciddi bir partinin, bir fikri savunan partilerin üyeleri de, üyeliklere kabulleri de önemlidir. Parti programını ve tüzüğünü iyi bilmesi, parti üyesi en az iki kişinin olur görüşünü alması, aidatlarını düzenli olarak ödemesi ve partinin çeşitli alt örgütlerinden birinde görev alması gerekir.
Öyle, internetten partiye üye olmakla, gerçek parti üyesi olunmaz. Olunursa da bu delege pazarlıkları ve başka pek çok türlü rezillik, daha delegelerin parti üyelerince seçilmesi aşamasından başlayarak, kaçınılmaz olarak gündeme gelir..
Sadece internet üyeliği mi sakıncalı? Seçimler yaklaşırken yapılan delege seçimlerinde oy verebilmesi için, bazı siyasetçilerin, -gerekli zamanı kollayarak- partiye pek çok kişiyi üye kaydetmesi ve kendisine oy verecek partililerin aidatlarını yatırmaları gibi, pek çok başka etmen de maalesef söz konusu.
Ve bu sadece CHP için de söz konusu değil. Pek çok partide işlerin bu şekilde yürüdüğüne dair yüzlerce, binlerce söylence ve gerçek, herkesin malumudur..
CHP yine, bazı yerlerde ön seçim de yapmak zorunda kaldığı için, sanki sadece orada bu tür arızalar varmış gibi görünüyor.
Ama mesela AKP, artık gerçek bir ön seçimi hiç yapmıyor; eğilim yoklaması yapıyoruz diyorlar, delegelerin oy kullandığı sandıklar açılmadan Ankara’ya gidiyor ve sonuçlar hiç açıklanmadan, ‘eğilim yoklaması yaptık, adayımız falancadır’ diyorlar; olup bitiyor!.. Kimse de ‘ne oluyor?’ diye soramıyor..

CHP’ye gelince, parti tam bir hukuksuzluk saldırısıyla karşı karşıyayken, konu zaten gündeme taşınmış olduğu için, bu konuda birkaç şey söylemek gerekiyor. Mesela, iktidar CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak Ekrem İmamoğlu’nu açıklayıp erken seçim talep ettiği dönemde, iktidarın İmamoğlu’na saldırısı sırasında, CHP yöneticileri, sadece partililerinin değil, dileyen vatandaşların da oy kullanabileceği, “cumhurbaşkanlığı seçiminde adayımız kim olsun” sandıklarını koyduktan sonra, ki 15 milyon imzaya ulaşmışlardı, herkesi partiye üye olmaya çağırdılar ve biz de Milas’ta her Salı akın akın partiye yeni kaydolan üyelere parti rozetlerinin takılmasını izledik.
Türkiye’nin her yerinde de durum aynıydı.
Bu tür konularda “nicelikteki hızlı artış, nitelikte ciddi düşüşe neden olur” kuralı hiç önemsenmedi. Tamam büyük bir saldırıya karşı koyma çabasıydı, ama ileride başka pek çok sıkıntının da kaynağı olur bunlar..
Ayrıca partinin, özel olarak “altı oktaki” başlıklar konusunda net bir programa hâlâ sahip olmaması da cabası!..
Bu ise daha başka, daha ciddi ve geniş bir yazının konusu..

Ha, bu düzlemde Kılıçdaroğlu’nun ‘partiyi arındırma’ sakızına gelince, önce o koltuğa nasıl oturtulduğu ile ilgili son zamanlarda sıkça gündeme gelen senaryolar nedeniyle, temizliğe kendisini partiden atarak başlamalıdır!..