Biliniyor, CHP’ye -yetkili olmayan- mahkeme kararıyla ‘mutlak butlan’ kararı çıktıktan sonra, 2023 tarihinde yapılan CHP’nin 38. Kurultayında kurultayı kaybeden eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin Genel Başkanlık koltuğuna oturdu. Kılıçdaroğlu ile birlikte 38.kurultay öncesi MYK ve Parti Meclisi üyeleri ve kurultay delegeleri de yeniden göreve gelmiş oldu.
Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı’na ‘getirilmesi’nin amacı neydi? 38. Kurultayda genel başkan seçilen Özgür Özel’in, 2024 yerel seçimlerini de kazanarak CHP’yi ülkenin birinci partisi haline getirmesi sonrası, doğal olarak erken seçim talep etmesi üzerine, artık ülkeyi yönetemez halde olan AKP lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, erken ya da değil önümüzdeki seçimlerde seçilemeyeceğini anladığı için, muhaliflerini yok etme veya paralize etmek için, tamamen anayasaya ve yasalara aykırı şekilde, “mutlak butlan” kararıyla Kılıçdaroğlu’nu CHP’nin başına getirdi.
Peki umulan sonuç, CHP’nin ikiye bölünmesi sağlanabildi mi? Herkes mutabık, hayır.
Ama şimdi, “mutlak butlan”la CHP’nin başına geçirilen Kılıçdaroğlu, yapması gereken olağanüstü kurultayı yapmıyor. Gerekçesi de mahkemenin verdiği “tedbir” kararı. Kılıçdaroğlu diyor ki, tedbir kararı nedeniyle olağanüstü kurultayı yapamam. Ama istediği parti üyelerini il ve ilçe başkanlarına görevden alabiliyor!.
Sonra da, Eylül ayında olağan kurultay için çalışmaların başlatılacağını açıkladı. Ama önce delegelerin de yenileneceğini belirtti. Gerekçesi de, 38.kurultayda para karşılığı oy verdikleri gerekçesiyle, kendi döneminde seçilen kurultay delegeleri ile kurultay yapamayacağını söylüyor. Ve Eylül ayından itibaren olağan kurultay için düğmeye basacağını, bütün delegelerin yeniden seçileceğini, bundan sonra olağan kurultay yapacağını iddia ediyor. Üstelik, Özel yanlısı parti meclisi üyeleri istifa ettiği için, yeterli sayıya ulaşamayan Parti Meclisi de toplanamıyor ve karar alamıyor. “Tedbir” kararını gerekçe göstererek olağanüstü kurultayı yapamam diyor, ama diğer her şeyi, parti meclisi de olmadan yapma kararı alabiliyor!
Kılıçdaroğlu Eylül’de kurultay takvimini başlatırsa, ve kurultayı yapamadan Erdoğan bir erken seçim kararı alırsa, CHP seçime bile katılamaz hale geliyor. Dolayısıyla, Erdoğan bir kere daha “seçimle” iktidara gelme şansını yakalıyor.
Bu noktada soralım Kılıçdaroğlu’na: kendi döneminde üyelerin oylarıyla seçilen mevcut delegelerle kurultay yapılamazsa, bu delegeleri seçen 2 milyon üye ne olacak!?
Nasıl delegeler şaibeliyse, üyeler de şaibeli olmuyor mu? Kılıçdaroğlu, yeni üye kaydına da başlayacak mı?
Kurultay ondan sonra mı olacak?